13.4.14

İç Konuşmalar


Aklımda cin fikirler gecenin ikisinde yine bir kahve kupası elimde.
 Şu anda Pazartesi günü muhtemelen kalacağım derse çalşıyor olmam gerekirdi oysa. 
Fikirlerim mi beni boğacak yoksa ben mi fikirlerimde boğulacağım birgün yarışır oranda? ikisi de aynı şey olmuyor mu sonuç olarak? 
Boğuluyoruz hep birlikte... 
Yapmak istediklerimizle yapıyor olduklarımız arasındaki devasa korelasyonsuzluk sayesinde ya sisteme karşı duran yaratıcı bir nesil olacağız ya da,
 yeteneksizliklerinde boğulan zavallı bir y kuşağı 
(bize altı yıl önce lisans döneminde, birinci sınıfta anlatmışlardı bunu, son zamanların havalı kavramlarında bir tanesi. 
Ne işe yaradı derseniz bir kaç projede atıf yaptım bu jenerasyonlara, bir de gezi sırasında atılan spotları anladım işte, ha bir de siz blog okurlarıma caka satıyorum şu an, daha ne olsun? 
Okulda her öğrendiğimizi hayatta görecek değiliz, 17 yıllık eğitim hayatından bu çıkarımı yapın artık!
Y kuşağından zavallı mı olurmuş hiç? 
Olur mu olur valla. 
Fazla şey görmek, fazla şey bilmek, okumak, bilgiye kolay ulaşabilmek bizi yeni fikirler düşünmekten mi alıkoyuyor dersiniz? 
Aklına bir şey gelir sonra gelir yapılmışı sen yapamadan seni bulır, e zaten düşünmüş adamlar bunu, onları mı taklit edeceğim der içerideki huysuz kız böyle durumlarda,... Herşeye muhaliftir zaten o! 
Aman sen bir sus, bilmiş, idealist. 
Fonda Teoman dinliyorum, ergenliğe dönüş bir.
 Nasıl, film ismi gibi olmadı mı ama? 
Gecenin ikisinde! 
Siz moda mı yazacağımı sandınız, yok değil aslında. 
O konuda da yaratıcılıksızlıktan öleceğiz bence, ne anlamı var ki!
Korkmayın Pazartesi yeni post yayınlanır.
Yaşayıp gidiyoruz işte...

Hiç yorum yok: